13 Eylül 2008 Cumartesi

Aslında Yaşam

Yazılmış bir senaryonun oyuncularımıyız?.Yoksa sadece yönü belirlenmiş bir senaryo kalıbının içinde her yaptığımızlaa onu değiştirebilmeyi başaranlarmıyız.Belkide herşey bir oyundan ibarettir.Nasıl oyunda bölümler bölümlere göre çeşitli düzeyli zorluklar var, hayatta böyle yaş var, yaşlara göre dertler sıkıntılar.Dertleri aşanlar yükselebilir , sorunları çözemeyenlerde olduğu yerde kalır.Yaşamda kendinden başka kimse olmasa istediğini istediğin gibi belirler istediğin şekilde yaşardın.Ama yalnız değiliz herkes birbirinin işini zorlaştırmak için uğraşıyor zamanımızda.Herkes diğerinden daha yüksekte olmaya çalışırken diğerlerini geride bırakmayı hatta onlara sorunlar açmayı düşünüyor işleri zorlaşsın diye.Bütün bunlar olurken de yaklaşan ölüm.Kimisi hiç düşünmez ölümü , kimisi ölüm korkusuyla yaşar.Ama bu yaşamda bir ölüm oyunu değilmi zaten.Nekadar ölüm üzerine oynamasakta bu oyun biyerde biticek.Bilgisayar oyunundan tek farkımızın öldüğümüzde save ettiğimiz yerden veya checkpoint aldığımız yerden başlayamayacak olmamızı söyleyenler var.Ancak nerden biliyoruz karekterler döngüsü içindeki ölüm oyununda ölüp ölüp dirilenler olmadığını.Nekadar sürerse sürsün bu oyun ölüm oyunu.

Hiç yorum yok:

Yorum Gönder