20 Aralık 2008 Cumartesi

iPhone

Telefon ve içinde birçok ayrı özelliği barından bir cihazdır kendisi.Daha çıkmadan bütün milletin dilindeydi.Fuarlarda herkes peşindeydi.Dokunmatikliği menüleri çekici geliyordu herkese.Türkiye'ye gelmesine az zaman kala kampanyalarda dökülmeye başladı.Şu şekilde sahip olabilirsiniz bu şekilde olabilirsiniz.Hatta okadar çok kampanya çıktıki.İphone ulaşılmaz halden çıktı.Ve iphone geldi ilk haftası herkesin dilindeydi şukadar fiyatı var öyle müthiş böyle süper falan filan atıldı tutuldu sürekli anlatıldı.Herkesin dilinde olan bu cihaz şuan nerdeyse herkesin elinde var.Öyle kampanyalar çıktıki diyorum işte iphone artık özel bir şey değil.Zaten çin malı versiyonuda çıktı.Şuan öyle bir durumdaki kimse hava falan atamaz bende iphone var diye.Nedendir çünkü herkes de var özel bir şey değil.Mesela türkcell çatır çatır dağıttı.Ne anladım iphone dan bir cihaz çok güzelse çokda özel olmalı her kesin elinde olmamalı.İphone ortalık malı olmuş durumda seyyar telefoncular bile satıcak duruma geldi.İphone kendi şöhretinin altında rezil oldu.İğrençsiniz Apple ailesi iphone bu hala getirdiniz her kampanyaya izin verdiniz...

15 Aralık 2008 Pazartesi

Oryantal Müzik

Üstüne hiç bir yorumun yapılması gerekmeyen duyulduğunda oynanası müziklerdir.Darbuka ritmik ziller insanı birazda gaza getirir ve çalınan ortamda bazen dansözde olması pek bi keyiflendirir.
AMA bu benim için çok farklı.
Oryantal müzik veya mezdeke diye tabir edilen göbek atmak çalkalamak için çalınan müzikler beni farklı etkiliyor.Bu tür müzikleri duyunca içimi bir hüzün bir rahatsızlanma basıyo.Sanki birden bütün dünya kararacakmış gibi hissediyorum.Soğuyorum herşeyden birden.Bağırmak çığlık atmak istiyorum.Birde o eğlenen oynayan mutlu insanları görünce içim dahada kötü oluyor.Bilmiorum neden.Huzurum kaçıyor bütün yaşam enerjim kaçıyor.Duyduğumda müziği huysuzlanıyorum yeter diye yıkmak istiyorum ortalığı.bilmiyorum neden...

10 Aralık 2008 Çarşamba

Düşünüyorumda

Düşünüyorum Düşüncelerimi
Düşünüyorumda görüyorum
Düşüncelerimde hep sen varsın.
Düşünüyorum duruyorum...

Düşüncelerimde neler var
Ben neler düşünüyorum diye düşünüyorum
Yine sen çıkıyorsun karşıma
Düşüncelerimi düşünürkende seni düşünüyorum

Aklıma takılıyor bazen
Düşüncelerimi düşünmek niye
Diyorum kendime
Çünkü sen varsın Düşüncelerimde

Her düşünce sonunda yeniden düşünmek
Düşündüğüm herşeyi gözden geçirmek
Bütün düşüncelerin içine dalmak
Bütün bunları düşünmek

Zor gelmiyor düşüncelerimi düşünmek
Sıkıcı değil düşüncelerimi düşünürkende seni bulmak
Yorucu değil sürekli düşüncelerimi sen olduğun için düşünmek
Düşüncelerimdeki seni birdaha Düşüncelerimi düşünürken Görmek...

Amaçsız

Amaçsız bir yazı olsun diyorum bu.Bir amacı olmadan yazılmış olsun diyorum kendi kendime.Hiçbir konuya değinmeden hiçbiyere uğramadan düz net ve bir amacı olmadan yazılmış bir yazı.Sadece yazı olsun buraya bir şeyler yazmak olsun diye yazayım diyorum.
AMA
Nekadar da amaçsız desem bir amacı var değilmi.Amaçsız yazmak bu yazının amacı.Kendimi parçalasamda amaçsız birşey yazamam.Kimse yazamaz yazmakda bir amaç var sonuçta.Ben nekadar desem bu yazının bir amacı yok olmaz var sonuçta.Benim yazmamın nedeni bu yazı amaçsız yazı ben böyle söylüyorum.Okuyanlar bu yazıda bir amaç bulur.Bu yazıyı yazmak bu yazıyı bir amaç olmadan yazmak amaçtır zaten.Bana sorarsanız bir amacım yoktu yazıyorum sadece halada yok ben yazıorum onu göre kelimeler geliyor.Ne bir amaçtan bahsetmek istemiştim aslında nede amaçsız bir yazının yazılamayacağından.Sadece yazmak olsun diye bir yazı yazmak imkansız.Sadece yazmak olsun diye yazarkende amaç var sadece o yazıyı yazmak amaç.Bir planı yapısı olmasada önceden düşünülmüş olmasada onu yazarken amacın sadece öylesine amaçsız bir yazı yazmak.Böyle bir şey işte nekadar da bir amaca bağlamasam amaç bu yazı zaten.Bana sorsan ama yinede bi amacım yoktu.
anlaşılması zor biraz karışık bir şey oldu.

Sessiz İnsan

Sessiz ve sakin görünümlü olmanın bazı avantajları vardır.Ama öyle bir avantajdırki ağır bir yük bindirir sanki insanın omuzlarına.Örnek bir sınıfta sessiz kimseye zararı olmayın biri herzaman muhabbet edilecek sır paylaşılacak biri görülebilir.Çünkü diğerlerine bakıldığında hepsi ortamların içinde herkesi tanıyan tipler gibi görünürlerde ama böyle sessiz sakin takılan kişilerler genelde ''ortam çocuğu'' dediğimiz tipler sır paylaşma ihtiyacı duyarlar.Bazıları sır paylaşma değil sadece hava atma amaçlı yapar bunu.Mesela bak sadece sana söylüyorum kimseye söyleme ben böyle böle yaptım.İşte bu yaptığı şeye göre değişir ben yaptım sen yapamadın gibi cümleler kurulur ama söylenmez direk anlatılan anlar bunu.Bazılarıda yaptıkları kötü bir şeyin vicdan azabından dolayı anlatırlar.Bir şey yapmıştır kötü bir şeydir veya gizli bişidir o onu rahatsız eder durur birilerine anlatmalıdır.Anlatılır sessiz insana nasılsa kimseyle konuşmaz kimseye anlatmaz diyerek.Zaten bu sessiz dediğimiz bir kişinin bir sırrını açık ederse anında ortamdaki güven duygusu sıfırlanır.Ama gerçekten sessiz bir insansa eline ne tür bir koz geçerse geçsin ne büyük sırlar öğrenirse öğrensin söylemez.İşte bütün bu verilen sırların bütün bu günah çıkartmaların belkide ağır bir yükü vardır.Herkesin kurtulmak isteyip de ona söylemesi sonuçta herşeyi bilen biridir herkesin sırrı ondadır.Peki o nasıl dayanacak bukadar şeye.Karşı taraf 1 şeye dayanamayıp anlatır ama bu sessiz insanlar çok dayanıklıdır.Birikir birikir birkir anlatma ihtiyacı pek duymaz.Yanında ona benzeyen bir arkadaşı vardır oda ona anlatır bazen 2si arasında sonsuz bir sır ve gizlilik kaldırma olayı vardır zaten.Tabi bütün bu ağırlığı ve yükü sallayan sessiz insanlardan varsa hala.Sonuçta kimseye güvenmemek lazım nekadar sessiz sakin olursa olsun içinde olanları bilemeyiz.Nekadar güvenilir olursa olsun oda insan!

2 Aralık 2008 Salı

2. Yeni Yıl

Yeni yıl geliyor.Blogumla girdiğimiz 2.yeni yıl olacak bu.Geçen yılda yeni yıla dair bir yazı yazmıştım.Dedim bu senede yazayım.Nede olsa her sene yeni yıl oluyor bundan bıkmıyoruzda her sene olan yeni yılla ilgili yazıdanmı bıkacağız...Sonuçta konu aynı olabilir ama içerik farklı.Aynı yeni yılda olduğu gibi orda da konu aynı ama rakam farklı.Değişen hiç bir şey yok.Yeni yıl geliyor yaa geyiklerde başladı tabi.Biraz daha zaman geçsin ozaman görün rezilliği. Abi ben yeni yıla girmicem biraz zaman boşluğunda kalmak istiyorum buda benim yaptığım geyiktir.Veya siz girin ben geliyorum .İğrençlikte sınır tanımayanlarda çıkıyor tabi herneyse.Yeni yıl böyle işte insanın içini farklı farklı şeylerle doldurur bazen.Kimine heyecan kimine hüzün kimine mutluluk farklı farklı şeyler.Kimisi vardır umursamaz banane yeni yıldan ben işime bakarım der.Kimisi yeni yıl için hazırlık yapar.Kimisi plan yapar yeni yılla yeni bir hayatla başlamak için.Aslında olaya birde farklı taraftan bakıyorum yeni yıl falan değilde süregelen kısırdöngü içindeyiz.Rakamların değişmesi yeni olduğunu belirtmez aynı aylar aynı günler aynı saat aynı dakikalar.Ben bir yenilik göremiyorum.Sürekli aynı ama sadece yılın rakamı farklı.Bir de geçen zamanın üzerimizde yaptığı değişiklikler farklı.Dünya dönüyor yaa herşeyde ona göre başlangıctan itibaren dönüp duruyor döndükce başa geliyor yine dönüyor...