20 Ekim 2009 Salı

Twitter

Artık orayada dahil olduk hadi bakalım ne olur onu zaman gösterecek.İlk girdiğimde şöyle bir dolandım birkaç kişiye baktım.Şuanki blog sitelerinden farklı bir yapısı var.Anlık bloglama tarzı bir site yapacağın şeyi veya yapmakta oludğun şeyi kısaca yazıyorsun bukadar.Mesela sokakta yürüyorsun sana ilginç gelen birşey oldu hemen telefonunu çıkarıp mesaj olarak twitterına atabiliyorsun.Bir resim çektin diyelim telefonundan direk yükleyebiliyorsun paylaşabiliyorsun.Yapıcağım bir şeyi bunu yapıcağım diye yazabiliyorsun takipçilerin bunları görüyor sende istediğin kişileri takip edip neler yazdıklarını görüyorsun farklı bir ortam farklı bir bloglama sistemi gelecekler var beklerim takibe...
TWİTTER Sende GEL (=TIK=)

Telefonum

Telefonum bana sınırsız özgürlük sunuyor.Onunla yatıp onunla kalkıyorum.Özellikle Wifi sayesinde bu özgürlük.Çünkü artık internetsiz bir özgürlük düşünülemez.İnternet ne kadar kısıtlansada özgürleştirme yolları var.Herneyse facebook desek çok rahat girebiliyorum telefondan hatta facebook için özel programlar bile var telefona yüklenen sadece facebook değil aynı şekilde twitter da böyle.Twitter ın programları daha gelişmiş ve nerede olursam mesaj özgürlüğüm var.Msn artık her telefonda var ama benim telefonumda bir zevk msnde yazışmak mesaj yazar gibi zorlamıyor beni.Sürekli internete bağlı nerdeyse arada bir kapatıyorum telefonun internetini.Şarj olayıda müthiş sürüklüyor öyle 2 bağlantıda batarya zayıf diye ağlamaya başlamıyor.7/24 telefonum açık oluyor çok olumsuz durum olursa anca öyle kapatırım.Yada birgün herkesden kaçarsam anca hattı kapatırım telefon hatsız modunda devam eder...

Parmak Boyası

Parmak boyası çok acayip birşey.Böyle küçük plastik kutularda yarı cıvık acayip bir boya.Çeşit çeşit renkleri var.Çocuklar için elleriyle resim yapsınlar diye.Ama elleriyle yaptıkları resim iğrençlikten başka birşey olmuyor.Biraz bakındım sağa sola evde ne çocuklar gördüm parmak boyasıyla kendini baştan aşağı boyayan.Nasılsa parmak boyası cilde zararı yok.Islakda kuruyuncada çok rahat çıkıyor peçeteyle bile silmek yetiyor.Şuan bende de var parmak boyası ve ellerimle resim yapmayacağım kesin...acaba ne yapıcam.

Banka Sırası

Ziraat bankasına gittim ufak bir işim vardı.Yapmam gereken şeyde sadece ziraatten kabul görüyordu ne yazıki.Yolda ağır ağır ilerlerken düşünüyorum giderim işimi hemen hallederim ordan döner diğer koşturmacalara devam ederim diye.Sonra bir ströer in önünden geçerden birden bişey oldu duraksadım.Oysa ströerle hiç ilgisi yoktu sadece önünden geçerden oldu.Aklıma birden emekli maaşları geldi.İsyan etmek üzere bankaya doğru yola devam ettim.Gördüğüm manzara karşısında içimdeki patlamak için hazırlanan isyanı patlattım.HAYIIIRRR.20 metre sıra var bankanın önünde.Benim yapıcağım iş 5 dk ama bankanın kapısında tam 48 kişi var ve içeri girilemez durumda bankanın içide öyle insanlar üst üste.Benim sırayla bir işim yoktu numara alıp herhangi bir boş gişeden işimi halledecektim ama içeriye bile giremedim.Zaten girmeyide denemedim.O kalabalıkda ben ölürdüm herhalde.Sonra Arkama bakmadan birkaç gün sonra gelirim diyerek ordan uzaklaştım.

Çürük Portakal

Antalya'da yapılan altın portakalı seyretmedim.Daha öncede izlememiştim.İnternette birkaç dakikalık görüntülerine denk gelmiştim vakti zamanında okadar.Pekde ilgimi çeken bir şey değildi.Ama bu seneki bombayı patlattı.Hangi gazateyi açarsam hangi köşeyi okursam altın portakalın rezaletinden bahsetmişler.Köşe yazarları hepsi örgütlenmiş gibi altın portakalın bu sene nasıl çürük portakal olduğunu yazmışlar.İzlemedim dedim bilmiyorum dedim ama köşe yazarları sağolsunlar izlemiş kadar oldum ve dedimki iyiki izlememişim zaman kaybı olurmuş onun yerine bunları okumak çok daha faydalı.Bir kişinin değil herkesin görüşünü okudum ve ortak görüşde toplanıyoruz bu sene altın portakal değil ÇÜRÜK PORTAKAL oldu.

4 Ekim 2009 Pazar

Ajanda

Her bir yeni yıla yaklaşırken hep bir ajandam olsun istiyorum.Böyle etrafımdakilere söylüyorum elinize ajanda geçerse yeni yıla girmeden verin diye.Nedense istediğim halde bir kere gidip kendime ajanda almadım.Ajandalarım oldu ama hep bir önceki seneye aittiler.İlginçtir hala kitaplığımda ajandalar var ve içleri boş çünkü hepsi bulunduğumuz senenin değil bir öncekinin olarak verildi.Bikerede şu ajandalar yeni yıla girmeden önce yeni olarak verilsin.Ama ya birisi bana ajanda veririse.Ne yazcam içine.Birde böyle güzel bir ajandaysa kıyamam bir şeyler yazmaya saklarım.Sonra oda heba olur.Ama Bu sene için bir ajanda istiyorum.Kararlıyım bu sefer kullanacağım...