7 Aralık 2009 Pazartesi

G


Soruya Soru

Birine bir soru sorduğunuzda o kişinin buna soruyla cevap vermesi nasıldır.Mantıksızmı , güvensizlikmi , anlaşılmazlıkmı .Kişiden kişiye göre değişebilir.Ve kişinin soru karşısında sorduğu soruya görede değişebilir.
Birşey sorduğunda birisine ( bu yakın veya samimi biri olabilir.) NEDEN diye cevap veriyorsa ben bunu güvensizlik olarak algılarım.Ben soruyu sordum sen cevabını ver ben nedenini sana anlatayım.Çünkü önce ben soruyorum sen bana güvenmiyormusun direk savunmaya geçer gibi neden diye bana tekrar soruyorsun.Böyle durumlarda bir daha soru sarasım kaçıyor veya böyle davrananlara gerizekalı muamalesi yaparak önce neden soru soracağımı söyleyip sonra soruyorum ve onlara gerizekalı muamelisi yaptığımı anlamadıkları gibi hala neden veya niye diye soran bazıları var.
Mantıksız olayına gelince.Eğer soru sorduysan bu cevap istiyorsun anlamına gelir.Sorunun nedeni cevap almak içindir.Eğer soruya soruyla cevap veriyorsan bu bir mantıksızlıkdır.Siz hiç bir yarışma programında gördünüzmü sorulan soruya neden diyeni.Çünkü mantıksız olur orda cevap vermek gerekir.Ama gerçek hayat böyle mantıksızlarla dolu.
Anlaşılmazlık olayı biraz daha hafif hakaretsiz bir salaklık kavramı olabilir.Yani demek istediğim bir soru sordunuz ve karşılığında NE diye bir cevap aldınız.Demekki sorduğunuz kişi sizi dinlemiyor kafası başka yerde.Veya tam muhabbet esnasında sorduğunuzda NE derse algılıyamamış bir salaklık söz konusu.
Ve insanların herzman yaptığı şey soruya soruyla cevap verme genelde bence karşıdakinin sorana güvensizliği veya cevap vermek istememesiyle alakalı.Cevap vermek istemeyende bunu normal bir şekilde söyleyebilir cevap vermek istemiyorum şeklinde.Kıvırmak , konuyu değiştirmek , güvenmemek nedenleri soruya soruyla karşılık verir...

Kar Spreyi

Masamın üstünde bir tane kar spreyi var bir tanede konfeti spreyi.Ama benim yoğumluğumu toplayan kar spreyi.Migrosda çok gereksiz bir şey için çok gereksiz biçimde gayet özensiz bir giyimle dolaşıyordum.Girer girmez gözüme ışıltılı yılbaşı ağacının olduğu reyon çarpmıştı zaten.Ama ben oraya girmedim.Gittim başka yerleri dolaştım çünkü bir şey arıyordum ve aradığım şey orada olamazdı.Aradağım şeyi buldum tam reyondan geçerken yine ışıltılı çam ağacı dikkatimi çekti.Ona fazla yaklaşmadan yanından geçtim.Reyonda duran kar spreyini gördüm.Sağ elim kendiliğinden ona doğru yöneldi.Kafamın içinden bir ses nereye sıkacaksın bunu dedi.Ama elim hala spreye doğru gidiyordu.Birden kutuyu elime aldığımı farkettim çok soğuktu sanki içine gerçekten kar doldurmuşlar.Hala bunu ne yapacağımı düşünerek kasaya ilerledim.Migrostan çıkdım ve kar spreyi almıştım.Neden aldımki bunu kullanabileceğim bir yer yok.Sadece almam gerektiğini hissettim.ilginç tarafıda her hissettiğimi yapmamamdı.Bunu neden yaptım hala bilmiyorum.Acaba bir nedeni çıkarmı onuda bilmiyorum.Şimdi ise yavaş yavaş süzülüyoruz kar spreyinden çıkan yapay karların üstünde zihnimizde yarattığımız ahşap kızaklarla...

Bir Yazı Yazacağım

Bu gece bir yazı yazacağım ! dedim bu akşam kendime.Yazının içeriğinde ne olacağını düşünmedim bunları kendime söylerken.Sadece oturup yazacağım işte.Bir şeyden bahsetmeyecek bu yazı.Ama birşeyden bahsetmeyen yazı olmaz.Bir yazıda illaki birşey vardır ve ya birkaç şey.Sonuçta hiçbirşey yoksa yazıda yazılmaz.Baktım görüyorum benim bu gece yazı yazacağım demem şuan yaznının konusu olmuş.Bir şeyi yazmayı konu edinmek yazılacak başka şeylerin habercisi de olabilir, sadece yazmak istemenin işaretcisi de.Benim için şuan bir haberci görevinde değil bu yazıdaki konu.Sadece ben bu gece bir şey yazacaktım ve yazacağım şeyin konusu benim bir şey yazmak istediğim ,olacağından haberim yoktu.Girdim ve böyle devam etti.Ben bu gece bir şey yazdım diyebilmek istedim belkide.Bu yazıdan sonra işte ben bir şey yazdım.Aslına bakarsanızda hiç saçma olmadı.İnce ayrıntısı veya labirentleri yok.Sadece okuduğunda anlayacaksın ben birşey yazmak istedim ve onu şuanda okudun...