21 Haziran 2010 Pazartesi

Hiç tanımadağım birini tanımak

''Hiç tanımadığın birini tanıyabilirmisin?'' diye sordu yanımdan bir ses.Yanımda kimse yoktu.Yalnızdım ve kendimle konuşurdum sıklıkla.Yalnızlığını fotoğraflarla paylaşan biri sıkkınlığında düşünüyordum öylesine.Sen çıktın karşıma ama tam olarak sen değil.Hareket etmiyordun , ses çıkarmıyordun , sadece yüzünde beni etkileyen bir ifade vardı nefes bile almıyordun.Karşımda duran fotoğrafındı ve o an sadece sen ve ben vardık masada başbaşa.Yüzünde sanki hüzünlü bir şarkının son nakaratındaki notalar vardı, biryanda da umursamaz bir tavırla gülümseyen kız çocuğu o an karşımdaydı.Hüzünlü şarkı tamamen senin notalarından oluşmaktaydı, ben seni hiç tanımıyordum anıların beni tamamen dışarda bıraktı ama o etkileyici gözlerin ''burda olman gerek'' der gibi bakmıştı bana.Burda olmam gerekmi diyordun yoksa benmi kalmak istiyordum bilmiyorum.''Sadece bir bakıştan etkilenmek böyle birşey'' diye sessizce mırıldandım kendime, duymanı istemedim utandım, ama zaten duyamazdın sadece bana bakıyordun.Siyah ve beyazdın,bukadar zıtken bukadar güzel nasıl olunabiliyordu cevap veremiyordum.Bu renk zıtlığı içinden muhteşem bir birleşmeyle çıkıyordun yine karşıma.Saçların yanağından dökülüyordu üstüne ve bu renk zıtlığını birleştirircesine harikalar görüntüsünü tamamlıyordu.Sen hiç konuşmadın karşımda, bende hep hevesle konuşmayı bekler gibiydim.Sen gerçekten hiç gülmedin, ben sana bakarken sanki gözlerin beni hapsetmişti.Sen o kadar gerçektinki o an ben kendime sordum hiç tanımağım birini nasıl bukadar iyi tanır gibiydim...
''Merve'ye

Hiç yorum yok:

Yorum Gönder