21 Ekim 2010 Perşembe

Beyin Delen Kokular Ve Ben Kereviz Sevmem

Monitörün aydınlattığı odada klavye tıkırtıları arasında kendine göre bir şeyler yapma peşindeydi.Biri kapıyı aralayıp içeri bakmıştı ama o kafasını ekrandan ayırmadı kimin geldiğini önemseden yaptığı şeye devam ediyordu.En son kaç saat önce yanına biri gelmişti veya hava ne zaman kararmıştı da içeri bukadar karanlık olmuştu onun bile farkında değildi.Son bir kaç saattir konuşmadan yaptığı işe odaklanmıştı.Neden olduğuna anlam veremediği bir olay oldu susamıştı.Elini bardağına götürdü bardığın dibinde kalan bir damla suyu içti ama yetmemişti.O bir damla susuzluğunu daha da tetikledi.Su almak için odadan çıktı penceresi açık olduğu için kapıdan yüzüne bir rüzgar vurdu.Rüzgarla beraber keskin bir koku beynini delercesine içine işleyip rahatsız etti.Kapıyı kapatıp dışarı çıktığında kokuyu bir an alamaz oldu.Sanki rüzgarla gelip geçmişti.Koridorda bir kaç adım attıktan sonra tekrar o koku burnuna gelmeye başladı.Bu sefer yoğunluğu daha azdı ama rahatsız ediciliğinde hiçbir değişme yoktu.Mutfak kapısına geldiğinde koku çok yoğun olarak yine buruna gelmeye başladı.Beyninin patlayacağını hissetti çok rahatsız oluyordu.Ağzından nefes almaya başladı bu seferde acı bir tat ağzına geldi.Şimdi dayanılması daha zordu.Hem koku burnunda hemde o iğrenç tad ağzındaydı.Nefesini tutmaya başladı, koku bir kere girmişti beynine saplanmıştı sanki bunun hiç bir hafifleticiliği olmadı.Mutfak kapısını açtığında karşısında soyulmuş ve doğranmakta olan kerevizleri gördü.Doğranmış kerevizler poşetteydi, doğranmak için bekleyenler tahtanın üstünde duruyordu.Büyük bir bıçak vardı.Bir an düşündü , koku bir bıçağın ona saplanmasından daha acı verici bir hal almıştı.Bardağını doldurup bir an önce ordan uzaklaşmak istiyordu.Onu öldürmek için etrafına saran bu kokunun tezgahta katledilen kerevizlerden geldiğini farketti.Bardağını dolurdu kapıyı hızla kapattı.Kapıyı hızla kapattığı için yüzüne aniden vuran rüzgar içinde oldukça fazla o kokuyu yüzüne çarpmış oldu.Sanki o sırada koku onunla birlikte mutfaktan çıkıp onun peşine takılmıştı ve koridorda onu öldürmeyi planlıyordu.Hızlı adımlarla nefes almadan odasının kapısına doğru yaklaştı.Kapıyı aralayıp kendini içeri attı.Bardaktaki suyun bir kısmı hızlı hareket ettiği için kapının önün dökülmüştü.Odasına girdiğinde durmadan odanın en uç kapıdan en uzak olan kısmına doğru yürüdü.Bir kaç nefes sonra kokunun yok olduğunu farketti.Kafasındaki o acı yavaş yavaş azalmaya başlamıştı.Tekrar monitörün aydınlattığı masaya geçti.Suyundan bir yudum alıp kaldığı yerden devam etti.Konunun unutulabilirliği ise hiç olmayacaktı.
Kereviz kokusu sizi öldürebilir.Ben zor kurtuldum...

Hiç yorum yok:

Yorum Gönder