8 Kasım 2010 Pazartesi

Yine Fuar

Fuarla alakalı daha önce 2 yazı yazdım ama bende etkisi büyük olduğu için son yazıyı ve son fuar günlerini detaylandırarak kalvyeye almış bulunuyorum.''ne var amına kodumun fuarında'' diye çıkışanlar oluyor oturunda okuyun sonra Emre bize sövdü diyorsunuz sövüyorsak sebebi var arkadaş.
Ketçaplı Ruffles ve kola eşliğinde anlatmaya başlıyorum.
5 Kasımda Onur Gökşen' e kitabımı imzalatmak için standa gittiğimde saat daha 11di. imza günü ise 13.00 da başlayaaktı.Ben zaten fuarı onlarca kere dolaştığım için yapıcak bir şeyler düşünmeye başladım.O sırada Okuyan Us standında bir tek Melis abla vardı.Ona yardım etmeyi teklif ettim oda ''istersen geçebilirsin standa bir tarafında sen dur'' dedi.Ben tabiki uçarak geçtim standın arkasına hemen çantamı bıraktım günlerdir bu anı bekliyordum zaten.Öğlene doğru Okuyan Us çalışanları standa geldi tabiki kimse beni tanımıyor herkesle tanıştım.Hemen ortamı kurdum.Sonra onur abi de geldi bana söz verdiği gibi kitap verdi ve imzaladı.Akşama doğru yarında gelmek istermisin diye sordular.Çünkü cumartesi günü Cem Yılmaz gelecekti ve elemana ihtiyaç vardı.Seve seve kabul ettim yaka kartım bile çıkartıldı.Böylece Okuyan Us ekibine katılmış oldum.
Cumartesi günü fuar en kalabalık günündeydi.Cem Yılmaz sayesinde rekor ziyaretçi oldu.İmza saatine doğru standın önü dolmaya başladı.Herkes ne zaman geleceğini sıranın nerede olacağını soruyordu.Seneryo kitapları sırf imza alabilmek uğruna acayip derecede satıldı.Sıra kavgaları çıktı biz öndeydik siz şurdaydınız falanda filanda bayaa olaylar oldu.Neyse en sonunda Cem Yılmaz geldi ve o sırada basında standa üşüştü.Haliyle hepimiz akşam haberlerinde kendimizi görmüş olduk sonradan.Çok yoğun bir gün geçirdik.Bütün gün ayakta durmanın tadına vardık.Hem aç hemde ayakta kalmak bayağı yordu beni.O akşam eve döndüm direk yatağa girdim.Pazar günü son gün olduğu için biraz geç gittim Aslında geç gitmek değildi amacım.Sabah kalktığımda yine miğdem çalkalandı kendime gelmeyi bekledim.Yola çıktım sonra acayip trafik vardı hergün 1 saatssüren yol 3 saat sürdü.Otobüsde kalp krizi geçiriyodum nerdeyse.Neyseki vardım fuara, Pucca'nın imza günü vardı ben gittiğimde bitmişti imza günü, imzalatmam gereken bir kitap vardı imzalatamadım yani.Aras abiye söyledim durumu beraber gider imzalatırız dedi.Zaten kanka olduk Dizüstü Edebiyat yazarlarıyla.Akşama doğru standı toplamaya başladık ne var ne yok koliledik.Okuyan Us yayıncılığın nerdeyse bütün kitaplarından aldım.Kolileme işimiz erken bittiği için geyiğe vurduk biraz.Kapalı alanda bolca sigara tüketildi.Sonra araba geldi yükledik ev yolculuğuna çıktık.Yolda da geyiğe devam ettik tabiki.Okuyan Us da iş ayarlanıcak diye söz aldım.Bakalım Hafta içi gidip konuşacağım belkide yayıncılığa ilk adımımız böylece atılmış olur.Bu yazıyıda yazarken bir gözüm kapalı sayılır metin belgesine bir şeyler sayıkladım....(Kemal, Sedat, Özgür abilerime bana göstermiş oldukları samimiyetten dolayı teşekür ediyorum.)

Hiç yorum yok:

Yorum Gönder