28 Kasım 2010 Pazar

Zaman Kuraklığı

Odamda 1 tane masa saati var.Saatleri en son geriye aldığımızda onu geri almayı unutmuştum.Bir kaç kere başıma gelen olay;  ‘’ohaa saate bak ne zaman oldu lan bu kadar’’ tepkisini yapıştırmama sebep oldu.Kol saatim,bilgisayarın saati, telefonun saati falan hepsi normal ayarında sadece onda  önden gidiş söz konusu.Bir yere geç kalabileceğimi bana hatırlatıyor bazen, bazen de zamanın değerini anlatıyor sanki, yaptığım şeylere inat.O kadar boş geçer oldu ki zaman bir saat önden gitse bile bir şeyin değişmeyeceğini  gösteriyor  birkaç  gündür.Saniyenin bile değerini çok çabuk öğrenmiş oluyorken, bir süre sonra bütün zamanı böyle sabahtan akşama kadar uyuyup, akşamdan sabaha kadar oturmakla geçirmek tamamen israf.Tabi ki  zaman israfı herkesin kendine zararlı olur.Başkasının boşa harcadığı bir saati biz dolu dolu geçirmiş olabiliriz.Bu nedenle zamanımızı israf etmeyelim sloganları da türemiyor.

Hani bilmem nereye yardım için şuraya boş mesaj atın ya da suyumuzu israf etmeyelim gibi sosyal sorumluluk mesajı veren içerikler her yerde karşımıza çıkıyor.Dediğim gibi sosyal, bunlar bütün canlı yaşamını etkiliyor herkes kendini düşündüğünden yapıyor yani.Aslında bakarsak duruma sosyallik değil de herkes kendi götünü kurtarma peşinde.Bir kuraklık olsa, su bulunamayacak hale gelse elinde su olanlar bunu kimseye vermez, büyük değer kazanır yüksek miktarlara satarlar ama su sosyal bir şeydi ne oldu kampanyalara suyu sadece ben harcamadım ki bütün insanlık harcadı ben burada susuzken onlar rahattalar.İşte zamanda aynı bu tepkiyi yaratacak bir süre sonra bizlerde.Zamanını iyi değerlendirenler ve değerlendirmeyenler olarak.Aynı zamanı geçiriyoruz sonuçta birlikte veya ayrı olarak, zamanı iyi kullanmış olanlar aynen kuraklıkta olduğu gibi zamansızlıklarda da bu işten rahatça çıkacak olanlar olacak.Zamanını iyi değerlendirmeyen ve değerlendiremeyenlerin sonu hep aynı yerde bitiyor ve sonra yeni bir zamansızlık başlıyor.

Hiç yorum yok:

Yorum Gönder