13 Şubat 2011 Pazar

''İnsanlığın İnsanmlığıma Karıştı''


Geceden kalma bir hali vardı.Sabahın ilk ışıklarını kulağındaki kulaklıktan gelen hafif bir müzikle fark etti.Yatağa girdiğin de gözleri hala doluydu neler yapabileceğini düşünüyordu.

‘’Her şeyden vazgeçmek’’ dedi.

Uykuya daldı, saçma sapan rüyalar gördü ve son gördüğü rüyanın anlamsızlığına bir açıklama getiremiyordu.Bilinçaltını sorgulayarak çıktı yataktan.Akşam olmaya başlamıştı, hava da hafif bir karartı.Kapının üstünde duran anahtarları alıp, kapıyı kilitlemeden merdivenlerden inip dışarı çıktı.Her zaman dertleştiği arkadaşının yanına gitti.

Burası iki binanın arasında kalmış, ufak bir bahçeye benziyordu.Zemin tamamen betondu, gececilerin getirdiği süngerleri fırlamış bir koltuk, onun önünde ateş yakmak için duran ufak bir zeytin tenekesi vardı.Arkadaşı hep burada olurdu onu orda göremeyince, uzun zamandır yapmadığı bir şeyi yaptı caddenin sonundaki marketten bir paket sigara ve bir kutu kibrit alıp geri döndü.Süngerleri fırlamış koltuğa oturdu, ayaklarını öne doru uzattı.Paketi açıp bir sigara çıkardı.Sigara içmiyordu ama bu gün içecekti ve bu son olmayacaktı.
Sigarasını yaktı, bir iki nefes sonra cebinden bir fotoğraf çıkarttı.O sırada arkadaşı başıyla onun selamlayıp yanına oturdu.Fotoğrafa bakarak konuşmaya başladı:

‘’Bir insan, duyguları olan bir kalbi olan yaşayan bir insan.Onu gördüm, onun da beni görmesini istedim.Bütün insanlığımı anlattım.Baştan sona kendimi ona anlattım.İçtiğim suyun bile yudumunu ne zaman alırdım, bilmezken ona söylemek için hesapladım bunu.Bir gün karşıma alıp konuşmadım.Benimle uzun zaman birlikteliği olursa her şeyi göreceğini söyledim.Her konuşma da farklı şeyler öğrendi benimle ilgili.O benimle öğrenirken bende boş kalmadım.Onun her şeyini öğrenmeye başladım.Bir süre sonra onun insanlığı benim insanlığıma karıştı.Onun insanlığına göre bir insanlık sergiliyordum, davranışlarına göre.Ama tamamen kendimi yok sayarak değil.Kendi insanlığıma onunkine ekleyerek.Bu zor olacaktı biliyordum.Başarmak için uğraşmak gerekir bu her şey için böyledir.Ben onun için daha çok uğraşıyordum.Amacım Başarlı olmak değil, anlıyorsun sen beni…Çok kez nasıl sevdiğimi anlatmaya çalıştım ona, bilirsin iyi anlatırım ben, her seferin de benim söylediklerime göre bir şeyler söyledi.O da böyle anlatıyordu bana.Biz birbirimizi anlıyorduk artık, çok iyi anlıyorduk.Bir gün bütün anlattıklarım sanki yok olmuş gibiydi.Söylediklerim uçmuş gitmiş, yani söylediklerim söylediğim yerde kalmış biz yürümeye devam etmişiz.Dönüp baksan onlara göremezsin orda ne kalmış diye, o kadar uzaklaşmışız.Halbuki ben onun anlattığı her şeyi yanımda taşıyordum.İnsanlığı karışmıştı bir kere insanlığıma.Söylediklerimden uzaklaştığımız için bana onlar hiç yokmuş gibi şeyler söyledi.Ona söylemek istedim, keşke anlattıklarımı unutmasaydın çantana koysaydın en azından, ağır olsa bile ben taşırdım senin için demek istedim.Diyemedim, her şeyi tekrar anlatmayı düşündüm, ama sanırım yine unutacaktı yolda bir yerlerde onları.Dönüp baktığımızda göremeyecektik ilerlemiş olacaktık.’’

Sigarasından son nefesi çekerken gözlerini kıstı.Bir kibrit çaktı, elindeki fotoğrafı yaktı.Fotoğraf kül olurken arkadaşı :
‘’Yakmakla yok olsaydı her şey dün geceden beri sende kül olurdun’’ dedi.

Sigara paketini süngerleri fırlamış koltuğa bıraktı.Kibrit kutusunu cebine koydu.Caddeye çıktığında yüzüne keskin bir rüzgar vurdu.Arkasını döndü, arkadaşı artık orada değildi ,ama kendisi hala oturuyordu.Elinde bir fotoğraf ucundan biraz yanmış, tenekenin içinde birkaç tane ilaç kutusu ve ateş…

Hiç yorum yok:

Yorum Gönder