12 Haziran 2011 Pazar

Günlük Tutan Kuru Kalabalık


Son zamanların en sağlam akımı günlük tutmak oldu.Öyle ki bazıları işi abartıp yanlarında taşımaya başladı.Her an kayıtta olan bir kamera gibi kullanılan gözler ile yaşadıklarını yazıyorlar.Çoğu zaman ise yaşadıklarını değil, yaşamak istediklerini, hayallerini yazarlar bu günlüklere aynen yaşanmış gibi yansıtırlar.Sansasyon yaratacak daha doğrusu normalden ( normal: gün içinde yaşanabilecekler) oldukça farklı abartı şeyleri yazarlar.Üstlerine kuş sıçsa, bunu ‘’üstüme çok yakışıklı bir adam sıçtı’’ , ‘’Şerefsiz kuşların götlerini kazandığım piyangoyla bağlattım.’’ diye yazabilirler.Bu aslında günlük tutma değildir.Günlük tutuyorum adı altında kendi saçmalamalarını yazdıkları defterlerdir.Bunu yapmalarının nedeni zaten oldukça açık, o günlük bir gün kitap olacak hevesiyle yapıyorlar.Yani günlük tutmanın kimyası değişti.Yoksa kim kitap olsun diye günlük tutar ki ? kimse tutmaz elbette. Günlük tutulduktan yıllar sonra yaşanılanlara bir kurgu verip kitap yapanlar var.Ama kitap olsun diye tutulan günlükler değiller.Bu şuan ki blog yazmakla aynı şey, herkes kitabım çıkacak diye blog yazmaya başladı.Birisi çıkıp ben günlük tutuyordum oradan kitap haline getirdim dedi ve blog yazmayan kesimde günlük yazmaya başladı.Nasıl blogger alemimiz de büyük bir kuru kalabalık oluştuysa şuan aynı şey günlük tutanların arasında da var.İçinde bulunduğumuz modern zaman da gerçekten günlük yazan insan kaldığını da pek sanmıyorum.


2 yorum:

  1. Niye öyle diosun emre ya :( Ben ilkokul 5.sınıftan beri günlük tutarım o kadar eğlenceli ki! :) Yediğim çikolata kaplarını bile yapıştırmışım...
    Blog konusuna gelince bence genelleme yapma :)

    YanıtlaSil
  2. Sen 5. sınıftan beri tutuyormuşsun orada porblem yok istikrar var. :) Yazdığım gibi kitap olsun diye sallamasyon yazanların günlükleri günlük olmaz.
    Bloglarda da genelleme değil yeni açılan blogların çoğu böyle. Sen de iyi bilirsin bunu kitabım çıksın diye ne bloglar çıkıyor :)

    YanıtlaSil