10 Aralık 2011 Cumartesi

Senede Bir Ay ‘’Aralıktayız’’…


Her sene işi rutine bindiren aylar bu senede birer birer geçti, hem de önceki senelerde olduğu gibi isimleri hala aynı olarak geçti.Yine her sene olduğu gibi yılın son ayına geldik ama son birkaç senedir kendimi daha fazla ‘aralıkta’ hissediyorum.

Bu aralık hayatın aralığı aslında, oradan arada bir kafamı çıkarıp ‘’Merhaba’’ dediğim yer.Şu kurduğum cümle ile kendi halinde tamamen pasif yaşayan hatta unutulan biriymişim gibi bir karakter çizdim.Sadece birkaç kelime okuyunca öyle bir izlenim bıraktı.Halbuki pasif biri değilim, hayatın bir köşesine tıkılmış kendi halinde olan biri hiç değilim, sınırlarımı her zaman genişletme peşindeyim.Genelde göz önündeyim, ya da değilim ama ben kendi yolumdayım.

Bana ‘’hiç ortalarda görünmüyorsun’’ diyenler olabiliyor, demek ki seninle olan ortalık anlayışımız uyuşmuyor.Ben bugün buradayım sen de oradaysan ben yarın biraz daha ilerisindeyim ya da geçmişle ilgili bir problemimi kurcalamak için biraz daha geriye gitmişimdir.Sen olduğun yerde sürekli kaldığından dolayı belli bir ‘’ortalığın’’ olmuş, insanları orada görmediğinde onların yok olduklarını düşünüyorsun demektir.Oldu ki bir yerde karşılaştık sen kesin pasifsindir hala aynı yerde kendi ortalığındasındır benimse bir işim düşmüştür oradan geçiyorumdur, bana bunu söyleyebilirsin, şimdi haklısın işte evet ‘’ben senin ortalığında hiç görünmüyorum’’, şimdi anlamışsındır umarım…

Ruhum çalkalanıyor bazen de fikrim girdaplar da boğuluyor.Aralıktayım işte o zamanlar, o zamanlar bu zamanlara denk geldi bu sefer ve bu senede bir olan bir şey değil, her gece bilgisayarımın ekranı bir uzaklaşıp bir yakınlaşıyor gözlerimi uzun uzun ovuşturup başımı silkelemem de bir şeyi değiştirmiyor.
Geçmişe takılmanın orada kısılıp kalmanın bir alemi yok, geçmiş de yaşanan her şey birer tecrübe onları sorun etmek yerine ileride yapacaklarım için kullanmak daha mantıklı geliyor.Sonra ben geleceğe takılıyorum, geleceğimin içinde sıkışıp kalıyorum.Orada sıkışmak biraz daha zor bence, geçmişte yaşayıp da ‘’neden?’’ diye sorduğum ve havada asılı kalan cevabı olmayan soruları düşünmektense, alternatiflerle o değilse bundandır bu değilse şundandır diye geçiştirmek daha rahatlatıcıdır.Ama gelecek öyle değil, ‘’neden?’’ sorusunu bile soramıyorum.Hiç bir şey bilmeden bir şeyleri çözmek daha zor, bazen bunalıma bazen sinir harbine, bazen de yersiz siktir çekmelere itiyor.Hayır vazgeçtim yersiz değil o siktir çektiklerimin hepsi tam yerinde ama sakın sorma neye çektin o siktirleri diye, gelecek bu sen bilmediğin bir şeye siktir çekme cesaretinde bulun sonra düşün bunları, bu arada bu siktir çektiğin şey kendi geleceğinden bir parça, sadece kendine ait…

Yani diyorum ki aralıktayım ve bu sene bu aralık ayına denk geldi.Ne kadar da hoş bir tesadüf, bazen insan öyle bir aralıkta kalır ki yeni yıla bile giremez.Bazen de öyle aralıklardadır ki girmediği yer kalmaz belki senden önce girip çıkmıştır bir çok aralığa…


2 yorum: