27 Ağustos 2011 Cumartesi

Ben Gidiyorum


Ben gidiyorum, uzun ve boş sokaklar çıkıyor karşıma hiç bitmeyecekmiş gibi adımları atarken duruyorum.İlk soldan dönüyorum sonra biraz daha yürüyüp dört yol ağzına geliyorum.Belki yolun başında bilmiyordum burada bir dört yol ağzı olduğunu ama ilk soldan döndüğüm andan beri bir dört yol ağzına gelecektim.Yolun başında da uzun ve boş sokaklarda adım atarken ilk solun orada olduğunu biliyordum.Mesele bütün haritayı daha yolun başında ezberlemek değil, kendime çizdiğim uzun yolda karşıma çıkanlara göre alternatif yollar bulup yoluma devam etmek.Yoluma devam etmek uğruna her yanına çöp atılmış ve insanlıktan nasibini almamış yaratıkların bulunduğu sokaklardan geçmeye gerek yok.Yolumun sonuna geldiğim de orada temiz olmam gerekir.Ama şuan için sadece önce ilk sağ sonra ikinci sol var, sonu yok ve bir gün pis bir sokaktan geçersem biliyorum ki kendimi mümkün olduğu kadar çöplerden uzak tutmalıyım ve adımlarımı dikkatli atmalıyım...

21 Ağustos 2011 Pazar

Kütüphanemi Oluşturmaya Çalışıyorum


Kitap okumayı çok severim.Kitabı alıp bir çırpıda okuyup bitirenlerden değilim.Ama kitap çok sürükleyici ise bir gecede bitirdiğim kitaplar olur ve bu kitaplar yüz iki yüz sayfalık kitaplar değildir.

İlk önce bir kaç kitabım vardı ve okumayı hiç sevmezdim zaten bunu daha önce yazmışlığım var.Lise yıllarında kitap okumaya başladım.Hızlı bir giriş yaptım okuma işine, kitap almak, eve gidip bir an önce okuyup bitirmek isterdim.İlk zamanlar kaplumbağa hızında okuyuşuma oldukça sinir oluyordum.Sanki okumayı yeni sökmüşüm de cin ali hikayesini heceleyerek okuyorum.Okumaya devam ettikçe okuma hızı da oldukça arttı.Anlamadığım bir sayfayı ve bölümü hikayede kopukluk olmaması için dönüp tekrar tekrar okuduğum zamanlarda oldu bu hala oluyor.Çünkü okumak olsun o kitabı bitirmek amaç olsun diye okumuyorum, orada anlatılanı anlama peşindeyim her zaman, yüzeysel bir basit okumayla yetinemem.Her neyse bunlardan bahsetmişken daha fazla uzatmaya gerek görmüyorum şuan…

Son 4 senedir maddi durum kurtardıkça, her fırsatta kitap alırım.Maddi durum diyorum çünkü muhteşem gelire sahip istediğim kitapların hepsini tek seferde alabilecek durumda değilim.İlk önce kitaplığım bile yoktu.Kitaplarım çoğalmaya başlayınca basit bir kitaplık yaptırdım marangoza.Aldığım kitabı okuyup bitirmeden hiç kaldırmadan kitaplığa, bir kitaplığım varsa oradaki kitaplar vitrindeki süsler gibi dursun diye olmayacaktı.Hepsini okumuş olmam gerekirdi diye düşünüyorum.Zaten okumadığım kitaplardan yapılmış kütüphaneler var onlar beni ilgilendirmiyor.Ben okuduğum kitaplarla bir kütüphane oluşturma peşindeyim.Şuan için yaptırdığım kitaplıkta birkaç boşluk kaldı.Onlarda dolmak üzere, sonrası için kitaplığın kenarına köşesine yeni bölmeler taktırıp kapasiteyi arttırmayı düşünüyorum.Ben yerimde durmuyorum, kitaplığında büyümesi gerekiyor.Bu böyle devam edecek ben okuyacağım, okuduğum kitabı kitaplığıma koyacağım.Böylece okuduğum kitaplardan yıllar sonra bir kütüphane elde edebileceğimi düşünüyorum,kendi kütüphanemi…


Bir de ben ödünç kitap vermeyi hiç sevmem.

Bu da okuma ve yazma ile alakalı yazım :
Benim İçin Sanat

1 Ağustos 2011 Pazartesi

Davul Saçmalığı

Ben aslında ramazana özgü yazı yazmayı sevmem.Bunu da bir genelleme olarak görmek istiyorum.İçinde bulunduğumuz aya özel bir şey olmasın.


Ramazan ayının gelmiş olması ile birlikte sahur geyikleri baş gösterdi.Bunların neler olduğunu herkes biliyordur.Örnek vermek gerekirse ‘’sahura kadar oturacağım’’ gibisinden ergen saçmalıkları.Benim zaten normal yatma vaktim o saatten sonra, siz ne alemlerdesiniz.


Her neyse diyerek asıl konuya gelmek istiyorum ‘’Davulcu Saçmalığı’’.Kardeşim kaçıncı yüzyılda yaşıyoruz, orta çağda mıyız ? bu ne gariplik ne manyaklıktır.Herkesin evinde çalar saati var, kalkmak isteyen zaten saatini kurar kalkar.Çalar saati olmayanın cep telefonu var, bu insanlar bu kadar mal mı ? davulcu geçmeden sahura kalkmaları gerektiğini anlamıyor.


Bu sabaha karşı geçen davulcu beni sinir etti.Adam öyle bir gaza gelmiş ki bütün dünyayı uyandırmalıyım der gibi vuruyor davula.Tutan var tutmayan var bu ülkede sadece Müslümanlar mı yaşıyor ?  herkesi rahatsız etmenin ne alemi var.Herkesin dini inancına bu dinin getirisi olan yapması gereken şeyleri yapmasına saygım var.Ama bu davul olayı eskiden varmış.Saat yok o zamanlar cep telefonu yok geçiyor davulcu uyandırıyor milleti haber veriyor.Bunun artık olmasına gerek yok.Bu saçma salak gelenek kaldırılmalı, aynen bir önceki yazımda ‘’Pazarlar Kaldırılsın’’ dediğim gibi.