30 Aralık 2011 Cuma

Muhtemelen Son Yazı

Bir beyaz word sayfasına her şey yazılabilir mesela, diyerek arak bir girişle bu senenin muhtemelen son yazısını yazmaya başlıyorum.Siz de okumaya başladınız şu durumda…Aslında bu araklama girişi tamamen bambaşka bir hale sokarak devam ettirmeyi düşünmedim değil ama şimdi ne gerek var özgün olmak varken dedim.İyi ki öyle demişim…

Bugün karnım bir başka aç senelerdir doğru düzgün bir şey yemeyen adamın sürekli bir şeyler yiyesi var ve yiyor.Böyle arada bir olurdu bana sürekli bir açlık ama üşenirdim bir şey yemeye ya da yolda falan olurdum yemezdim, bahane tabi bunlar dişime göre bir şey bulamazdım büyük ihtimalle ama bugün öyle değil ne bulsam götürüyorum.Mesela öğlen markete gittik meyve aldık bayağı, birde ananas aldım orada hemen doğradılar.Eve geldim annem sarma yapmış bir ananas yiyorum bir tencereden sarma aşırıyorum.Sonra üstüne kellogs yiyorum yinede bir şeyler yiyesim var bir de makarna tavuktu falan evde ne buluysam yedim yani.Mide sorunlarım bir var bir yokken fazla yemek beni düşündürüyor.Ama biraz kilo almak fena olmayacak hani.Sanki alıyor gibiyim, kilo normallerimin bir kilo birkaç yüz gram fazlasına çıktım.

Yeme faslına bir süre ara verip duşa girdim.Duşta biraz fazla kalmış olmalıyım ki sevgilim 2 mesaj atmış üç kere de aramış.Tam odaya girdiğimde dördüncü çalıyordu, hemen kaptım telefonu açtım.Bana kızmış bir sesle karşılaştım, kızmıştan da fazlasını birkaç kelime sonra duydum ki hem kızmış hem inanmıyor.Banyodaydım diyorum, ‘’insan bu kadar saat banyoda kalmaz’’ diyor.Halbuki daha elimde havlum saçımı kurutuyorum.Biraz konuşma biraz mesajlaşma derken, banyoda olduğuma telefonu o yüzden açamadığıma inandırdım.Zan altında kalmak çok zor hele benim sevgilim yapıyorsa bunu psikolojik baskının yükü tonlarla anca ölçülebiliyor.Ama biliyorum, o beni çok sevdiğinden merak ettiğinden yapıyor ve normal çok seven çok kıskanır.Bana inandı ama bir daha söylemek istiyorum sevgilim gerçekten duştaydım yaa.

Bu günü ne kadar kolay özetledim, aslına bakarsak amacım bu günü özetlemek değildi, hani doğaçlama tiyatro vardır ya aldım bende klavyeyi aynen öyle takılıyorum.Bunu absürt olarak belki nitelendirebiliriz.Belki deyişimin sebebi ise absürt saçma gelişi güzel bir yazıdan bahsediyor.Burada saçmalık var ama olmayan yerlerde var asıl olan şey ise gelişi güzel kısmı.Gelişi çok güzel yazıyorum.

Artık ikibinonbir bittiğine göre ondan geçen sene diye bahsedebilirim.Geçen sene bir hayli hızlı geçti.Öyle ki geçen sene hakkında aklımda kalan pek bir şey yok.Hani oturup düşünsem ne var ne yok diye bütün sene baştan aşağı dökülür kitap sayfası gibi ama gerek görmüyorum.Aklımda tabi ki belirgin olan iyi şeylerde var kötü şeylerde var.Dediğim gibi hızlı geçti sene benim için, bitmek bilmez saçma sapan sorunlar o anda bitmek bilmez geliyor insana zaman geçiyor yıl bitti sorun ettiklerimiz mi bitmeyecek ? biterde giderde.Kısaca bakacak olursak geçen seneye, iyi bir yıl değildi.Çok kısa oldu galiba, olsun problem değil.Koskoca senenin içinde olan iyi şeyler ise sene ortalama geçti dedirte biliyor.Sadece kötülükleri görmeye devam edersem zaten sizden önce girerdim yeni yıla yapardım bunu ,diğer açılara da baktım.

Yeni yıldan hepimizin beklentileri var.Yanlış bir düşünce, yeni yıldan bir beklentimiz olmamalı, kendimizden beklentilerimiz olmalı.Hazıra o kadar çok alışmışız ki altı üstü gelip geçen ve sadece sayıları değişen zamandan beklenti içindeyiz.Yeni yılı bir fırsatmışçasına değerlendirmek önemli şu durumlarda, bazı hedefleriniz varsa bunlar için daha hırslı olabilirsiniz mesela, yeni yılla birlikte içinizde yeşeren yeni umutlar, yeni planlar, yeni aşklar kesinlikle vardır.Bunlar yoksa sizi yeni zorlukların, yeni kötülüklerin, daha berbat bir senenin beklediğini düşünüyorsunuzdur.İllaki var yeni yıldan beklentiniz dimi, boşa yazıyorum ben.

Gelişi çok  güzeldi yazdım işte…
Yeni yıla sevdiklerinizle birlikte girmeniz dileğiyle… sonrasını kafanıza göre geçirin…


12 Aralık 2011 Pazartesi

Mim'lenmişim ama Dinlenmemişim

Yukarıdaki dinlemenin anlamı yatıp uyumak değil ona göre söyleyeyim baştan...

Aslında ben öyle mimlenen bir blogger değilim mimlensemde haberim olmaz çoğu zaman, bazen de haberim olsada sallamam mimi bu sefer yazasım geldi.

Sevgili kuzgunları seven insan Ancelik beni mimlemiş buradan tekrar teşekürlerimi iletiyorum ve miminde içeriği olan kendi hakkımda yedi gerçek paylaşmaya başlıyorum.Sorasım da geliyor neden yedi diye ama neyse polemiğe gerek yok...


-İnsanın kendi hakkında bir şeyler söylemesenin gerçeği yansıtmadığını ve bu mimi yazan herkesin gerçeği değilde canının istediğini ve ilgiyi daha çok çekecek şeyleri yazdığını düşünüyorum.

-Su içince midem bulanıyor, azar azar içiyorum çoğu zaman içmiyorum.

-Bazen halüsülasyon görüyorum.

-Eski bir arkadaşım var görüşmek istediğim ama hiç görüşmüyorum.

-Kitap hastalığım var, aldıkça alıyorum, sonra sabahlara kadar okuma ritüelleri düzenliyorum.

-Kedileri çok seviyorum, bir çok insan onları kestiğimi düşünüyor ama yok öyle bir şey.

-Tembelsin, çok uyuyorsun, bilgisayarkoliksin,deli gibi oyun oynuyorsun, eve lig tv aldırcak kadar galatasaraylısın, en cok beni seviyorsun. ( Bunları da sevgilim söyledi.)

Mimlediklerim : Hiç kimse...

10 Aralık 2011 Cumartesi

Senede Bir Ay ‘’Aralıktayız’’…


Her sene işi rutine bindiren aylar bu senede birer birer geçti, hem de önceki senelerde olduğu gibi isimleri hala aynı olarak geçti.Yine her sene olduğu gibi yılın son ayına geldik ama son birkaç senedir kendimi daha fazla ‘aralıkta’ hissediyorum.

Bu aralık hayatın aralığı aslında, oradan arada bir kafamı çıkarıp ‘’Merhaba’’ dediğim yer.Şu kurduğum cümle ile kendi halinde tamamen pasif yaşayan hatta unutulan biriymişim gibi bir karakter çizdim.Sadece birkaç kelime okuyunca öyle bir izlenim bıraktı.Halbuki pasif biri değilim, hayatın bir köşesine tıkılmış kendi halinde olan biri hiç değilim, sınırlarımı her zaman genişletme peşindeyim.Genelde göz önündeyim, ya da değilim ama ben kendi yolumdayım.

Bana ‘’hiç ortalarda görünmüyorsun’’ diyenler olabiliyor, demek ki seninle olan ortalık anlayışımız uyuşmuyor.Ben bugün buradayım sen de oradaysan ben yarın biraz daha ilerisindeyim ya da geçmişle ilgili bir problemimi kurcalamak için biraz daha geriye gitmişimdir.Sen olduğun yerde sürekli kaldığından dolayı belli bir ‘’ortalığın’’ olmuş, insanları orada görmediğinde onların yok olduklarını düşünüyorsun demektir.Oldu ki bir yerde karşılaştık sen kesin pasifsindir hala aynı yerde kendi ortalığındasındır benimse bir işim düşmüştür oradan geçiyorumdur, bana bunu söyleyebilirsin, şimdi haklısın işte evet ‘’ben senin ortalığında hiç görünmüyorum’’, şimdi anlamışsındır umarım…

Ruhum çalkalanıyor bazen de fikrim girdaplar da boğuluyor.Aralıktayım işte o zamanlar, o zamanlar bu zamanlara denk geldi bu sefer ve bu senede bir olan bir şey değil, her gece bilgisayarımın ekranı bir uzaklaşıp bir yakınlaşıyor gözlerimi uzun uzun ovuşturup başımı silkelemem de bir şeyi değiştirmiyor.
Geçmişe takılmanın orada kısılıp kalmanın bir alemi yok, geçmiş de yaşanan her şey birer tecrübe onları sorun etmek yerine ileride yapacaklarım için kullanmak daha mantıklı geliyor.Sonra ben geleceğe takılıyorum, geleceğimin içinde sıkışıp kalıyorum.Orada sıkışmak biraz daha zor bence, geçmişte yaşayıp da ‘’neden?’’ diye sorduğum ve havada asılı kalan cevabı olmayan soruları düşünmektense, alternatiflerle o değilse bundandır bu değilse şundandır diye geçiştirmek daha rahatlatıcıdır.Ama gelecek öyle değil, ‘’neden?’’ sorusunu bile soramıyorum.Hiç bir şey bilmeden bir şeyleri çözmek daha zor, bazen bunalıma bazen sinir harbine, bazen de yersiz siktir çekmelere itiyor.Hayır vazgeçtim yersiz değil o siktir çektiklerimin hepsi tam yerinde ama sakın sorma neye çektin o siktirleri diye, gelecek bu sen bilmediğin bir şeye siktir çekme cesaretinde bulun sonra düşün bunları, bu arada bu siktir çektiğin şey kendi geleceğinden bir parça, sadece kendine ait…

Yani diyorum ki aralıktayım ve bu sene bu aralık ayına denk geldi.Ne kadar da hoş bir tesadüf, bazen insan öyle bir aralıkta kalır ki yeni yıla bile giremez.Bazen de öyle aralıklardadır ki girmediği yer kalmaz belki senden önce girip çıkmıştır bir çok aralığa…